Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) 2023 Teknoloji ve İnovasyon Raporu, teknolojik gelişmelerin özellikle gelişmekte olan ülkelerde sürdürülebilir kalkınma için nasıl yeni yollar açabileceğini incelemektedir. Rapor, «yeşil fırsat pencereleri»ne odaklanmakta ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri (SKH’ler) rehberliğinde inovasyonun nasıl daha adil ve sürdürülebilir bir büyümeye yol açabileceğini vurgulamaktadır.
Yeşil İnovasyonu Benimsemek
Rapora göre, yeşil inovasyon, çevresel etkileri azaltılmış mal ve hizmetlerin yaratılması ve benimsenmesini ifade etmektedir. Gelişmekte olan ülkeler, yeşil teknolojilerden yararlanarak geleneksel karbon yoğun kalkınma yollarını atlayarak ilerleme potansiyeline sahiptir. Raporda, başlangıçta ithal makinelerle desteklenen güneş fotovoltaik (PV) teknolojilerinin benimsenmesinde Çin’in başarısı vurgulanmaktadır; bu sayede ülke, ölçek ekonomisi elde etmiş ve güneş enerjisi üretiminde küresel bir lider haline gelmiştir.
Öncü Teknolojilerin Rolü
Raporda, yapay zeka (AI), yeşil hidrojen ve biyoyakıtlar gibi öncü teknolojiler, yeşil inovasyonun temel itici güçleri olarak belirlenmiştir. Bu teknolojiler hızlı bir büyüme kaydetmiş olup önemli ekonomik faydalar sunmaktadır. 2030 yılına kadar bu teknolojilerin piyasa değerinin $9,5 trilyona ulaşacağı tahmin edilmektedir; bu değerin neredeyse yarısını Nesnelerin İnterneti (IoT) oluşturmaktadır. Ancak, bilgi alanında ABD ve Çin hakim durumda; bu iki ülke, bu alanlardaki küresel yayınların 30%’sini ve patentlerin yaklaşık 70%’sini oluşturuyor.
Teknolojileri Yerel Bağlamlara Uyarlama
UNCTAD’ın raporu, gelişmekte olan ülkelerin taklidi aşarak teknolojileri yerel koşullara yaratıcı bir şekilde uyarlamaları gerektiğini vurgulamaktadır. Biyokütle ve güneş enerjisi gibi teknolojiler daha olgun ve erişilebilir durumdadır; bu da giriş engellerini azaltmaktadır. Raporda, Brezilya’nın şeker kamışı yetiştiriciliğindeki uzun geçmişi ve 1970’lerden bu yana biyoyakıt teknolojilerine yaptığı önemli yatırımlara değinilmekte; bu yatırımlar, ülkenin biyoyakıt alanında küresel bir lider haline gelmesini sağlamıştır.
Ulusal Yeteneklerin Geliştirilmesi
Raporda, yeni teknolojilerden ekonomik fayda sağlayabilmek için bilimsel ve teknik beceriler, destekleyici politikalar ve yeterli altyapı dahil olmak üzere sağlam ulusal kapasitelerin önemi vurgulanmaktadır. Rapor, 166 ülke için bir hazırlık endeksi sunarak, ABD, İsveç ve Singapur gibi yüksek gelirli ekonomilerin bu teknolojilerden en iyi şekilde yararlanabilecek konumda olduğunu ortaya koymaktadır. Çin, Hindistan ve Brezilya gibi gelişmekte olan ekonomiler de umut vaat etmekte, ancak internet erişiminde kent-kır arasındaki eşitsizlikler gibi zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır.
Yenilenebilir Enerji Alanındaki Fırsatlar
Hızla gelişen teknolojik ortam, özellikle yenilenebilir enerji alanında yeşil fırsat pencereleri sunmaktadır. Rapor, piyasaların yerleşik oyuncular tarafından domine edilmeye başlamadan önce ülkelerin bu fırsatları değerlendirmek için acilen harekete geçmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Şili’nin yeşil hidrojen alanındaki gelişmeleri ve Brezilya’nın biyoyakıtlardaki başarısı, belirli yenilenebilir enerji sektörlerinde küresel liderliğe yol açan güçlü ön koşullar ve adımların örnekleri olarak gösterilmektedir.

Sürdürülebilir Üretime Giden Yollar
UNCTAD’ın raporu, gelişmekte olan ülkelere, birincil üretimden karbon ayak izi daha düşük olan orta ve yüksek teknolojili imalata geçerek, daha karmaşık ve daha çevreci ürünlere yönelmelerini tavsiye ediyor. Rapor, hem ekonomik hem de çevresel faydalar sağlayan yeni sektörleri ve ürünleri belirlemek için UNCTAD’ın Çeşitlendirme Fırsatları Kataloğu gibi araçların kullanılmasını öneriyor.
Küresel Değer Zincirlerinde Dijital ve Yeşil Dönüşümler
Raporda, daha çevreci bir üretime ulaşmak için küresel değer zincirlerine (GVC) entegre olmanın önemi vurgulanmaktadır. Bu, güneş panelleri ve rüzgâr türbinleri gibi çevreci üretim için gerekli ürünlerin imalatı yoluyla ya da dijital teknolojiler aracılığıyla geleneksel imalat sanayilerinin daha çevreci hale getirilmesi yoluyla gerçekleştirilebilir. Örneğin, akıllı üretim teknikleri lojistiği optimize edebilir ve karbon emisyonlarını önemli ölçüde azaltabilir; ancak birçok gelişmekte olan ülkede dijital teknolojilerin benimsenmesi yavaş ilerlemektedir.
Yeşil İnovasyon için Politika Önerileri
Raporda, “yeşil fırsatlar”ın yaratılması için hükümetlerin çevre ve sanayi politikalarını uyumlu hale getirmeleri, Ar-Ge’ye yatırım yapmaları ve dijital altyapı kurmaları gerektiği belirtilmektedir. Bu, tasarım ve mühendislik yetkinliklerini geliştirmek üzere birçok bakanlığı kapsayan, hükümet genelinde bir yaklaşım gerektirmektedir. Ayrıca, inovasyon kapasitesinin geliştirilmesi ve finansal engellerin aşılması için kamu-özel sektör ortaklıkları ve uluslararası işbirliği hayati önem taşımaktadır.
Sürdürülebilir Kalkınma için Uluslararası İşbirliği
2023 Teknoloji ve İnovasyon Raporu, adil ortaklıkların gerekliliğini vurgulayarak, yeşil teknolojinin geliştirilmesini ve yaygınlaştırılmasını hızlandırmaya yönelik küresel çabaları savunmaktadır. Gelişmiş ülkeler, ticaret, fikri mülkiyet reformları ve çok taraflı araştırma girişimleri yoluyla gelişmekte olan ülkeleri destekleyebilir. Bölgesel işbirliği ve Güney-Güney işbirliği de bilgi ve kaynakların paylaşılması açısından hayati önem taşımaktadır.
Sonuç
2023 Teknoloji ve İnovasyon Raporu, sürdürülebilir kalkınma için yeşil inovasyonun dönüştürücü potansiyelini vurgulamaktadır. Teknolojik gelişmelerden yararlanarak ve uluslararası işbirliğini teşvik ederek, gelişmekte olan ülkeler daha çeşitlendirilmiş, üretken ve sürdürülebilir ekonomiler oluşturabilirler. Bu yaklaşım, yalnızca çevresel sorunları ele almakla kalmaz, aynı zamanda ekonomik büyümeyi ve sosyal eşitliği de teşvik eder.
















